6 ay önce Türkiye’ye döndüğümüz ilk günlerde wishlistimdeki kitaplardan birini elime aldım. İlk sayfayı çevirdiğim an bir şey fark ettim: bu kitap, üç yıldır okuduğum ilk basılı kitaptı! Çok tuhaf bir histi, son üç yıldır okuduğum tüm hikâyeler gözümün önünden bir bir geçti. Gerçekten de hiçbirini “sayfa çevirerek” okumamışım, ya Kindle’da pıt pıt ilerlemişim, ya kulaklıkla dinlemişim.

Tam o an ikinci kritik farkındalık geldi: basılı kitap okumadığımı o ana kadar hiç fark etmemişim! Tamam, hiçbir zaman “ille kitap kokusu” bir okur olmadım ama güncel kitaba erişimim coğrafya dolayısıyla kesilene dek iş harici Kindle okuması da pek yapmadım, e zaten 3-4 sene önce dinleme seçeneği olan kitap sayısı da oldukça azdı.

Uzun bir aranın ardından yeniden Türkiye’deki okur kitlesiyle haşır neşir olabildiğimde iki yönde değişim gözlemledim:

Radikalleşenler: Zaman zaman alıştığımızdan başkasına şans verme konusunda epey cimri davranabiliyoruz. Öyle ki, şans vereni de küçümseyip öteliyoruz. Sanıyorum ki kitaplıklar dolusu kitabı olan, içten içe bununla gurur duyan biri kindle’ı kabul etse, kullansa değil, yalnızca kitabın başka bir formunu kabul etse, bütün kitaplarını boşuna seçmiş, almış, biriktirmiş, raflara renklerine göre dizmiş, her Pazar tozlarını almış gibi hissetmekten korkuyor.

Ben dinleyince anlamıyorum, diyor, dinlediği bir kitaptan bahsetse biri. Kitap dediğin mutlaka basılı olacak. Şöyle çekeceksin kokusunu içine, kahvenden de bir yudum alacaksın soğumadan. Sallanıyorsa bir de koltuğun, işte o zaman ben kitap okuyorum demeye var iznin.

Uyumlu tipler: Kitabı bedeninden sıyırıp “faydasına” odaklanan; formuna, masrafına (bkz. Kindle fiyatları ve Storytel aylık üyelik ücreti) takılmadan erişilebilirliğine, kolaylığına (doğa dostu oluşuna belki?) odaklanıp, zamanın akışına uyarak değişikliklere ayak uyduranlar. Kendi küçük gözlem grubuma (Yalova’daki öğretmenler) bakarak söyleyebilirim ki hiç ummadığım (özür dilerim) bir kitlede Kindle popüler olabilmiş.

İkinci yöne değişen kitlede gördüğüm tek ve hiç küçümseyemeyeceğim negatif durum kaçak dolaşan pdfler; genellikle facebook sayfalarından ve whatsapp gruplarından yayılan, online eğitime geçişle ailelere de bulaşan internete nasıl düştüğü muamma, bedel ödenmeden elde edilen kitap dosyaları.

Bana sorarsanız, birkaç hafta önce matbaaya gönderilen kitaplar nihayet baskıdan geldiğinde sayfalarını pırrr diye çevirip kitabı burnuma dayadığımda basılı kitabı, uzaklarda, o kadar uzaklarda ki kitapçıdaki kitapların hiçbiri bana benim dilim kokmadığı yerde güncel bir kitabın pdfini bulabildiğimde Kindle’dan okumayı, sıcak güneşin altında tıngır mıngır bisiklet sürerken de hikâyeler dinlemeyi seviyorum.

Q.E.D.

Creative Commons Atıf-Ticari Olmayan Kullanım-Aynı Şekilde Paylaşım 4.0 Uluslararası Lisans Sözleşmesi