Hayatımızın farklı geçen bir baharını bitirip güzel bir yaza girdik, ilk haftasını bitirdik bile. Mayıs ayını değerlendirmeye ancak vakit bulabildiğim için geçmiş 7 günü geçmemiş sayıyoruz ve Haziran’a merhaba derken Mayıs’ta n’apmışım n’etmişim hemen bakıyoruz:

Yarısı Ramazanla, bir kısmı resmî işlemlerle, tamamı iş güçle dolu öyle yoğun bir aydı ki koştur koştur başladı ve öyle de bitti. Hem aldığım hem verdiğim özel dersler hayatın normalleşmesiyle serpildikçe serpildi ve ben bir Pazar günü gece 10 buçukta Çince dersime bağlanmaya çalışırken buldum kendimi. Geçen ay kendime alkış istediğim yeni çeviri işleri evrildikçe evrildi ve yine aynı gece dersten sonra üzerinde çalıştığım kitaptaki devlerle ve cücelerle boğuşuyor, bunaldıkça kahvemin içine buz atıyordum.

Gel gelelim bu ay nereye gittiğime… Geçtiğimiz aylarda atmadığım her bir adım için iki adım attığım, saatler süren bir doğa yürüyüşünden sonra, yorulmak hissiyle hiç tanışmamış Liqin hepimizi bir elektronik oyun alanına sürükledi. Minik bir Las Vegas olan alanı “Bayram Eğlencesi” adı altında sunarak ve elime de Ramazan sonrası kıymeti daha bi’ bilinen soğuk bir içecek tutuşturarak beni ikna etti ve sakin başlayan günüm çılgın bir geceyle sona erdi. Şimdi bu yazıyı yazarken istemsizce gülüyorsam iyi ki öyle olmuş da diyebiliriz.

1_wiZDsqFXszHlERdznIsDZQ.png

Bu ay ne okudum? İşten bağımsız olarak okuduğum -okumaya başladığım- kitap yıllardır okumayı ertelediğim Devlet Ana kitabı oldu. İlk birkaç saati iteleyerek ilerlese de sonraki birkaç saatte hikâyeye ısındım ve geriye kalan 10 saati de dinlemeye güç buldum. Henüz bitemedi, ama bitecek. İş için okuduğum kitaplardan en sevdiğimse Tayvanlı çocuk kitabı yazarı Liu Xugong’un Excuse Me, Will My Feet Touch the Bottom? kitabı oldu. Üç minik tatlı arkadaşın denize giderken simitlerini evde unutmasının onları beklediklerinden daha eğlenceli bir maceraya götürdüğü bu resimli kitabı o kadar sevdim ki gördüğüm herkese anlattım, bulduğum her çocuğa okudum ve Türkiye’de de okunabilsin diye birkaç minik adım attım. Bundan sonrası için kitaba yalnızca bahtın açık olsun diyebilirim.

Ne izledim, ne izledim… Bu ay izlediklerimden aklımda kalan bana az önce bahsettiğim, bayıla bayıla okuduğum çocuk kitabını öneren arkadaşımın önerdiği Rio yapımı oldu. Brezilya’nın muhteşem doğasında ve Rio Festivali’nde geçen bu animasyon filminin başrol oyuncuları endemik kuşlar. Enerjisi yüksek ve neşeli bir film. Müziklerini çoktan iPod’uma indirdim, kahvaltı hazırlarken eşlik etmeye başladım bile.

Bu ay ne yapmadım? Ben bu ay kendim için pek kitap okuyamadım. Bahsettiğim Devlet Ana kitabını dahi bitiremedim. Neden böyle oldu, çünkü aylar süren zaman bolluğundan yeniden yoğun düzene geçtiğim bu ay vaktimi ayarlamakta zorlandım. Geçen ayki yapamadım paragrafının sahibi uykusuzluğu bu ay çözdüm, saatlerime ayar verememe sorunumu da bu ay çözmeyi planlıyorum.

Yaz hepimize sıcak dost muhabbetleri ve buz gibi limonatalar getirsin. Temmuz’da görüşürüz!

Q.E.D.

Creative Commons Atıf-Ticari Olmayan Kullanım-Aynı Şekilde Paylaşım 4.0 Uluslararası Lisans Sözleşmesi